Kurbağaların Abisi

şüyordum, çok üşüyordum. Belki de annemin üstümü örtmesini bekliyordum. Yer döşeğinde, yan tarafımda yatıyor olması gereken kardeşimi arıyordum; yattığım yer bir döşeğin üstüne benzemiyordu ve çok da rahat değildi. Başım daha yumuşak olması gereken bir yastık üzerinde de değil gibiydi ve yüzüme bir şeyler batıyordu. Üstelik susamıştım; ana su, biraz su ana demiştim. Üşümüş ve susamış bir çocuğum ben. Annem beni duymamıştı.  ...ve sonra uyandım. Bir guguk kuşunun cılız ve gizemli sesini, hemen yanımdan yükselen kurbağa vıraklamaları bastırıyordu.

Kurbağa seslerinden korkmuyordum artık; geçen baharda tüm Kocaçayır'ı inim inim inleten bu seslerden çok korktuğumu fark eden annemden, korkmamın çok gereksiz olduğunu, onların bu yolla bana abi demek istediklerini öğrenmiştim. Ertesi sabah, heyecanla amcamın yanına koşmuş, kurbağaların bana abi dediklerini söylemiştim de amcam, anlam veremediğim bir şekilde katıla katıla gülmüştü. Kısa bir süre içerisinde tüm yaylada kurbağaların bana abi dediğini duymayan kalmamıştı.

Uyanmıştım ve çok karanlıktı. Tamam, babam ve abim köye gitmişti ama; annem, kardeşim yanımda değillerdi. Yattığım yer, yer döşeğim değildi. Yayladaki evimizden epey uzakta olan, gün boyu içinden aldığım killi toprağıyla yaptığım arabalarımın kurumasını beklerken sulama havuzunun yanında uyuyakalmıştım.

Gündüz ne çok çalışmışım; kuruyan oyuncaklarım ellerime sığmadı; kucağıma doldurdum. Evden buraya tek başıma geldiğime göre; buradan eve tek başıma dönebilirdim. Özgüven ışığında aydınlanan patikayı takip ederek gecenin bir yarısında evimize ulaşmıştım. Annem gecenin bir vaktinde eve gelmeme çok da şaşırmış görünmüyordu. Çok soru sormamıştı. üzerimdeki çamurlardan ve elimdeki yarısı kurumuş, çamur oyuncaklardan nerede olduğumu anlamıştı. "Kurumalarını beklemene gerek yoktu; erken gelseydin bile onları sobanın altında kurutabilirdin." dedi.

Kurbağalardan korktun mu diye de sormamıştı. O da, ben de seslerini hala duymakta olduğumuz kurbağaların neden bu kadar yüksek ses çıkardığını biliyorduk ve bu beni gururlandırıyordu.

Dağ başında, tek başıma gecelemekten neden korkmuyorum söyleyeyim mi? Dört-Beş yaşlarındayken havuz başında, geçirdiğim o ilk gece, bunun güzel bir tarafının olduğunu farkettim. Tek başına, evimizin 50 metre ilerisinden başlayan ormana girişim, sanırım yürümeye başladığım ilk zamanlara rastlıyordur. ...ve annemden: ormanın korkulacak bir yer olduğunu duymadım.

Daha önce görmediğimiz insandan, daha önce dokunmadığımız böcekten, daha önce tatmadığımız ottan, daha önce duymadığımız uğultudan, daha önce gitmediğimiz yerden neden korkarız? İnsanı görmediğinden, dokunmadığından, bilmediğinden korkutan nedir? Korku öğrenilen bir davranış ve insanın korktuğu bilinmezlik. İnsana, doğduğu andan, belki daha öncesinden itibaren her saniye yeni bilgiler öğretiliyor. Her insan buna göre, bir dünya oluşturuyor. İnsan bildiğini güvenli, bilmediğini öcü sayıyor. Unutun duyduğunuz tüm olumsuz lafları.


Daha önce de demiştik ki:

Sevgili kardeşim:
Dokunmazsan anlayamazsın;
Sarmazsan koruyamazsın;
Bakmazsan göremezsin;
Yürümezsen varamazsın;
İçine çekmezsen koklayamazsın;
Gitmezsen gitmezsin;
Ama gitmezsen bilemezsin.
Son sözüm şudur: olumlu düşün, olumlu yaşa. Gitmezsen, hep korkacaksın.


Yorumlar

  1. Adsız4/15/2015

    Elinize sağlık, yine son paragraflar mest etti beni birkaç bir şey de ben söylemek isterim. Bu iş yetiştirilme biçimiyle de alakalı bence, 22 yaşımdayım kendimi bildim bileli yazları köyüme giderim, hatırlıyorum beni korumak için hep korkuturlardı, mesela "o köye gitme oradaki köpekler seni ısırır, ormanda karşına domuz çıkar fazla uzaklaşma, kurt kapar, ayı kapar" gibi... Bir süre köyde, ormanda yürürken arkama bakmadan gidemezdim "Acaba köpek geliyo mu? arkamda bi şey var mı diye". Bundan 4-5 sene önce de ilk çadırımı aldım köye gittim, bizimkilere dedim ben bugün bahçeye çadır kurucam orada kalıcam-evin bahçesinden bahsediyorum,dört tarafı çevrili olan bir yer- izin vermediler yine korkutmaya başladılar, "bak cin çarpar,kurt gelir" dediler, ben onlar uyuduktan sonra gidip kalmıştım gerçi ama bir daha yeltendiğimde yine izin vermemişlerdi. Geçen sene de bisiklet turuna çıkacağım ben dedim bu sefer bırakın ailemi eş dost akraba bile karşı çıktı :) (bisikletinin lastiğini kesin diyen bile olmuştu :) ) Sanki Dünya turuna çıkacaktım altı üstü 250 km lik bir turdu. Bana destek veren ve tek ses etmeyen sağ olsun babamdı, sonunda bizimkileri tek gitmemek şartıyla ikna edip 250 km lik bir rota çıkardım zaten ben de kendimi tek gitmeye hazır görmüyordum tek korkum ise beni yıllardan beri korkuttukları varlığına inandığım fakat daha varlığına dair bir işaret bile görmediğim cinlerdi, ya gece ormanda çadır kurduğumda beni rahatsız etselerdi? Neyse sonra o turu yaptık,1 ay sonrasında tekrar bi 250 km lik bir tur daha yaptık, şimdi bizimkilere tur yapmaya gidiyorum dediğimde karşı çıkmak yerine kimle gidiyorsun demeye başladılar muhtemelen tek başıma desem yine izin vermeyecekler :) Ama yakın zamanda onu da diyeceğim çünkü insanın tur için her zaman yanına arkadaş bulması zor bir iş ve bazen yalnız başına olmak insana iyi geliyor. Demek istediğim beni ve biliyorum ki birçok kişiyi aileleri korkutarak yetiştiriyorlar, sizin anneniz mesela kurbağa sana abi demek istiyor demiş benim annemin dediğini söyleyeyim size “yaklaşma siğil atar”. Durum böyle olunca da kendine güveni eksik bol korkuları olan insanlar yetişiyor. Neyse ki bu dediğim korkuları atlattım, bu zamana kadar korktuğum şeylerin hiçbirinden bir zarar görmedim mesela. Şimdi tek korkum ve bana göre atlatmam gereken ormanda gece çadırda tek kalmak onu da önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğim inşallah. Bunları buraya niye yazdım bilmiyorum ama içimi döktüm iyi oldu.

    YanıtlaSil
  2. Senin çevrenden gelen ve bir çoğumuzun çevresinden gelebilecek olumsuz tutumları güzel bir dille burada paylaşman, benim karaladıklarıma kesinlikle katkıda bulunacaktır. Katkın için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. Adsız5/22/2015

    Ali hocam sizi cok ozledik ben mehmet sait

    YanıtlaSil
  4. Abi satirlarinda banada yer verdigin icin tesekurler korkuyu yenebilmek icin ustune gideceksin kacarsan kovalar . bisikletle ben bunu yasadim kopeklerin heran saldirisiyla karsi karsiya gelebiliyorsun ,bigun eve giderken kopek saldirdi tehlikeli sivas kangali kopek isirdi isiracak uzereme sardi hemen indim bisikletten bisikleti siper olarak kullandim elime tas alinca kopek kacti ama tekrar saldiriya gecti kacmami bekledi ama ben kacmadim yavas yavas geri gittim ve kopeklerle dalasarak korkmamayi ne yapmam gerektigini ogrendim..tabiki bunlarida bisiklet sayesinde ogrendim bisiklet her zaman faydalidir ,spordur , zinde olmamizi ve zorluklarla mucadele etmemizi saglar,bisiklete binmeyi herkese tavsiye ederim...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Her hangi bir hesabınız yoksa yorumlama biçimlerinden "Anonim"i seçiniz. Bu durumda lütfen adınızı mesaj içinde belirtiniz. Yazılan cevaplardan haberdar olabilmek için "Beni bilgilendir." seçeneğini kullanabilirsiniz.