17 Şub 2015

Deniz Çingenesi (KİTAP)

Akşam üzeri Kapadokya'ya doğru yola düşeceğim. Henüz yarısını okuyabildiğim 591 sayfalık Uzaklar'ı çantama sığdıramıyorum. Yanıma hangi kitabı alsam diye bakınıyorum. Kitaplıktan Deniz Çingenesi'ni alıp çantama yerleştiriyorum; son kalan boşluğa cuk oturuyor. Terminale varıyorum. Bisikleti ve çantaları otobüsün bagajına yerleştirdikten sonra 17 numaralı koltuğuma Deniz Çingenesi ile birlikte yerleşiyoruz. Çok geçmeden otobüs hareket ediyor.

Televizyonun kulaklıkları bozuk; bu kulaklıkları son taktığımda kulaklarım kızarmış, iki gün kulaklarımın üstüne yatamamıştım. Muavinden yeni bir kulaklık istemiyorum, zaten televizyon izleyesim yok. Deniz Çingenesinin kapağını açıyorum, başlıyorum sayfaları çevirmeye.Yusuf, bu kitap için kutsal kitap yakıştırması yapmış; ama bu kadarını beklemiyordum. İlk sayfadan itibaren kitap beni bağladı kendine. Sayfaları hararetle çeviriyorum. Ara ara sesli sesli gülüyorum, birkaç kişi dönüp bana bakıyor. Bilmem ne kadar zaman sonra verilen molada inmiyorum, inemiyorum. İkinci molada mecburiyetten iniyorum. İşimi bitirip molanın kalan kısmında koltuğuma oturup Deniz Çingenesi'ne gömülüyorum. Yolun bitmesini, uykumun gelmesini hiç istemiyorum; ama ne mümkün. Bir taraftan da kitabın hemen bitmesini istemiyorum. Derken uykum geliyor, yol bitiyor. Kapadokya akşamlarında ve dönüş yolunda Deniz Çingenesi benim için, bir içim su oluyor.

Deniz Çingenesi Eralp Akkoyunlu, üniversitede ürettiği soyut ve teorik şeylerden sıkılınca elle tutulur bir şey yapmak için Yosun'u yapmaya karar veriyor ve sekiz yılın  sonunda onu denize indirmeyi başarıyor. Yaz tatillerini, Üniversiteden aldığı paralı ve parasız izinleri kullanarak, farklı zamanlarda, farklı yol arkadaşlarıyla altı buçuk yılın içinde etaplar halinde dünya turunu tamamlıyor. Bu sürenin 202 günü denizde geçiyor.

Her bölümü çok doyurucu olan bu kitabın, beni en etkileyen bölümü tekneyi yapma aşamasının anlatıldığı bölüm oldu; bir zamanlar uzun deniz yolculuğuna heveslenip, kendi teknemi yapmayı aklımdan geçirdiğimden olsa gerek. Bence, Eralp Akkoyunlu'nun yolculuğunun kutsal olması; yolculuğun, yolcunun kendi yaptığı tekne ile yapılmasıdır. Eralp Akkoyunlu, tekneyi kendisi yaptığı için onu herhangi bir tekne gibi değil de ailesinden biri gibi görüyor. Dünya turu esnasında, bir etabı bitirip üniversiteye dönmesi gerektiği zaman Singapur'da Yosun'u karaya çıkaracak yer bulamıyor; mecburen sanayide gördüğü iki teknenin yanına, çıkarıp üniversiteye dönüyor. Üniversiteye dönünce Yosun'un bir fabrika avlusunda, kamyonların arasında kalakalması onu huzursuz ediyor. Bölüm başkanına gidip durumu anlatıyor ve tekneyi bulunduğu durumdan kurtarmak için izin istiyor. Bölüm başkanı "Neden tekneyi satmıyorsun?" diye karşılık verince, O'nun cevabı şu oluyor: "Sen, ananı satar mısın?"

Dünya turunu tamamladıktan sonraki süreçte Yosun'un hakkını vermekte zorlandığını düşünmeye başlıyor; Yosun uzun yol teknesi, hakettiği yolda olmalı diye düşünüyor. Yosun'u satmayı hiç bir zaman aklından geçirmiyor; malum O bir ana; kutsaldır, satılmaz. Yosun'u devredebileceği bir Türk genci aramaya koyuluyor. Sonunda Yosun'u, onlara da analık yapması için, kendileriyle bir tanışıklığı olmadığı halde, Yosun'un hakkını vereceklerine inanarak, tabi ki bedelsiz olarak Tokol çiftine veriyor. 

Sadun Boro'nun ısrarlarına dayanamıyor ve Deniz Çingenesi'ni yazıyor. Yosun'u yapmaya karar verdiği zamanlardan başlıyor, konudan konuya geçiyor. Yosun'un yapım aşamasını, teknede yaşamı, sekstantı, GPS'i, yol arkadaşlarını, yolda karşılaştığı insanları, denizi, deniz çingeneliğini... anlatıyor, yazıyor. İyi ki de yazıyor. 2012'de ebediyete giderken arkasında hoş bir seda ve Deniz Çingenesi'ni bırakıyor. Tüm insanlık için ne büyük bir miras. Okuyunuz, okutunuz.

Deniz Çingenesi'ni okumamın sebebi, bu yazıdır. Yusuf'un yazısını henüz okumayan varsa baksın derim.
http://www.turcubaba.com/2014/09/dort-dunya-turu-dort-kitap-2-deniz.html

2 yorum:

  1. Adsız2/23/2015

    Ali hocam derhal bu kitabı bulup okuyacağım.Bu ruhu güçlendirmemiz gerekiyor.
    Hasan -Karacabey

    YanıtlaSil
  2. Merhaba
    kitaptan sayenizde haberim oldu,iyiki de oldu.İlk fırsattta alıp okumak istiyorum.Turunuza gelince;
    Nevşehir otobüsünde hıyar servisinin olmamasına üzüldüm :)
    Takipteyiz
    Selamlar...

    YanıtlaSil

Her hangi bir hesabınız yoksa yorumlama biçimlerinden "Anonim"i seçiniz. Bu durumda lütfen adınızı mesaj içinde belirtiniz. Yazılan cevaplardan haberdar olabilmek için "Beni bilgilendir." seçeneğini kullanabilirsiniz.

Takip Et

Image and video hosting by TinyPic