10 Eyl 2011

Bisikletle Gökçeada'da İki Gün

Gökçeada Bisiklet turunu Bursa-çanakkale Bisiklet Turunun ardından gerçekleştirdik. Aslında Planlandığmız bir durum değildi Gökçeada’ya uğramak. Bazen en güzel plan plansız yola çıkmaktır dedik ve nasıl olduysa kendimizi bir anda Çanakkale-Eceabat Feribotunda bulduk.Eceabat'tan 10 kmlik bir bisiklet yolculuğu ile Kabatepe limanına vardık. Oradan da Gökçeada feribotuna binecektik. Ancak zaman çok kısıtlıydı. Eceabat’a vardığımızda Gökçeada feribotunun kalkmasına 30 dakika vardı.

Var gücümüzle pedallara bastık; başlangıçta rüzgarlı; sonra sakin düz bir yoldan feribotun kalkmasına 2 dakika kala Kabatepe Limanı’na vardık. Çok şükür Çanakkale’den aktarmalı bilet almıştık. Yoksa orada bilet almak için zaman harcamış olsak bir sonraki feribota kalacaktık. Bir sonraki feribot üç saat sonra idi. Feribota alınan son araba ile biz de feribota alındık sırada bekleyenlerin gıptalı bakışları altında. Bir amca “En güzeli sizinki vallahi; saatlerdir bekliyoruz biz.” dedi; biz araçların yanından geçerken. Feribot öyle sıkıştırılmıştı ki üst kata çıkmak için merdivenlere kadar yürümemiz çok zor oldu. Feribot kalkmak üzere iken onlarca araç kuyrukta bekliyordu. Bir sonraki feribota da sığmayacak kadar çoktu araçların sayısı. Feribot en son 21.00 de hareket kalkıyordu. O saate kadar orada bekleyecek olanlar olacaktı eminim. Burada bisikletin en güzel ulaşım aracı olduğunu bir kez daha anladık. Park sorunu olmadığı gibi feribot için oluşturulan metrelerce kuyruğa takılma gibi bir sorunu da yok. Feribotta Onur'la tanıştık. Bizi ısrarla Tepeköy’e davet etti. Ancak maalesef Tepeköy'e uğrayamadık. Tekrar geleceğiz Onur. Teşekkürler.

Gökçeada feribotundan Kuzu Limanı’nda indik. Saat 14.30 civarıydı hava çok sıcaktı. Suyumuz bitmişti. Kuzu limanından 4 liraya 3 litre su aldık. Gölgelik bir alan bulup 2 saat kadar dinlendik. Aslında adada su sorunu yok. Gökçeada su kaynaklarının zenginliği bakımından dünyanın önde gelen adaları arasında. Adadaki gölet ve barajların sayısı 10a yakın. Temmuz ortasında dereler hala kurumamıştı. Sonraki gün su ihtiyacımızı yol üstünde bulunan çeşmelerden karşıladık. 1.gün Gökçeada merkeze gelmeden gidonumuzu sağa kırdık ve Kaleköy’e ulaştık.

Kaleköy eski ismiyle Kastro, antik dönemden kalma bir yerleşim yeri. Bir tepe üzerine kurulu olan köy, kentsel sit alanı ilan edilmiş. Köyün aşağısında, geçmiş zamanlardan beri kullanılan balıkçı barınağı bulunuyor. Yüksekçe konumuyla adada gün batımının seyredildiği en güzel noktalardan biri Kaleköy. Semadirek Adası tüm ihtişamıyla karşınızda beliriyor. Gün batımında burayı ziyaret etmek gelenekselleşmiş adada. En tepede geçmişi asırlar öncesine uzanan bir kale kalıntısı bulunuyor. İki koyun arasında yer alan Kalenin olduğu tepeden, bir yanda Kaleköy Limanı, diğer yanda Yıldızkoy seyredilebiliyor. Kalenin civarındaki evlerin duvarlarında eski taşların kullanıldığı da görülmektedir . Bu evlerin bir çoğu günümüzde pansiyon olarak hizmet veriyor. Kaleye çıkarken bir pansiyon sahibi kalacak yer konusunda uygun fiyata yardımcı oluruz dedi. Dönüşte bakalım dedik. İçinde sadece çok da rahat olmadığını düşündüğüm iki yatak olan uyduruk bir oda için 60 lira istedi. Bizim çadırlarımız vardı zaten. Kaleden harika fotoğraflar çektikten sonra Yıldız Koyu’nda yüzdük ve tatlı suda güzel bir duş aldık. Yıldız Koyu adanın kuzey kıyılarından Sualtı Milli Parkı içinde yer alıyor. Akvaryum gibi bir deniz sizi bekliyor. Arkasından Kaleköy Limanı'na gittik. Kaleköy Limanı, adanın deniz kenarında yer alan tek yerleşim bölgesi. Aynı zamanda çok eski yıllardan beri adanın dünyayla bağlantısını sağlayan bir liman. İskele zamanında çok derin olmadığı için kıyıya yanaşamayan büyük gemiler açığa demir atarmış. Yolcu ve eşyalarını da sandallarla ulaştırırmış kıyıya. Kuzu limanı kurulduğundan beri burası ulaşım için kullanılmıyor. Son yıllarda genişletilen liman şimdi her türlü hava koşulunda sığınılabilecek durumda. Daha çok balıkçı barınağı olarak kullanılsa da yat ve tekneler için de uygun bir ortam bulunuyor. Yaz akşamları turistlerin favori mekanlarından biri mendirek. Kordonboyu yürümek, çay bahçelerinde oturmak, hediyelik eşya tezgahlarını gezmek, balık restoranlarında yemek yemek burada vakit geçirmenin yolları. Kaleköy Limanında bir zamanlar Gökçeada'nın Metropolitan Kilisesi olan Aya Marina Kilisesi bulunuyor. . Özellikle gün batımında yeşil deniz fenerine yaslanarak güneş batışını seyredin. Biz yoğurt ekmek domates, salatalık, çikolata ve şeftaliden oluşan nevalemizi sahilde midemize indirirken gün batıyordu ve manzara harikaydı.

Sahile 50 metre mesafede çadırlarımızı kurduk. Çadır kurduğumuz bölge belediyeye ait bir alanmış. Alanda su, temiz tuvalet ve duş imkanı mevcuttu. Etrafta 5 tane çadır vardı. Sahil bomboştu temmuz ortasında. Sahilde bisiklet aşığı Cihan Aksoy'la tanıştık. Bize yarınki rotamızı belirlerken çok yardımcı oldu. Teşekkürler Cihan Abi. Biz de çadırımızı kurduktan sonra çadırımızı ve bisikletlerimizi olduğu gibi bırakarak kordona gittik. Sonra mendireğin üzerinden yürüdük sonuna kadar. Arkasından kordon boyu dolaştık. Hediyelik eşya tezgahlarını gezdik. Bir çay bahçesinde meyveli soda eşliğinde tavla oynadık. Arkasından çadırlarımızı kurduğumuz bölgeye doğru hareket ettik. Sabaha kadar güzel bir uyku çektik.
2. gün
Kaleköy-Gökçeada Merkez-Eşelek-Kefaloz Sahili-Aydıncık-Kapıkaya-Gökçeada Merkez-Kuzu Limanı rotasını izledik. Kefaloz'da rüzgar sörfçülerini izledik. Muhteşem manzara eşliğinde adanın güney kıyılarındaki inişli çıkışlı yollarda pedal çevirdik. Çok güzel fotoğraflar çektik. Harika bir iki gündü. Tekrar gideceğim bu güzel adaya. Bakalım ne zaman olacak. Fotoğraflara geçelim artık dediğinizi duyar gibiyim..
















  
















   





4 yorum:

  1. Adayı daha iyi gezebilmek için bir kez daha gitmek istiyorum ama ne zaman olur hala bilmiyorum.

    YanıtlaSil
  2. Ne zaman olursa olsun. Bana haber vermeyi unutma Abi.

    YanıtlaSil
  3. Gökçeada'da 3 gün 2 gecelik bisiklet turu yaptım çok güzel geçti... Tavsiye ederim Tepeköye çıkarsanız, ahududulu böğürtlenden tatmayı unutmayın, Cumhur abiye selamlar bal ve keçi peyniride tavsiye ederim :)
    İlk gün yıldız koyu, kaleköy, bademli ve aydıncıkı turladık Aydıncık kefalozda çadırda konakladık.
    ikinci gün aydıncıktan şirinköye ve ordan uğurluya plaja uğradık günün sonuna doğru çadır alanımıza kefaloza geri döndük.
    üçüncü gün kefalozdan Tepeköye ordan zeytinliköyüne, ve oradan da kuzu limanına geçtik turumuz son buldu.

    YanıtlaSil

Her hangi bir hesabınız yoksa yorumlama biçimlerinden "Anonim"i seçiniz. Bu durumda lütfen adınızı mesaj içinde belirtiniz. Yazılan cevaplardan haberdar olabilmek için "Beni bilgilendir." seçeneğini kullanabilirsiniz.

Takip Et

Image and video hosting by TinyPic